MÜRŞİT GÜNDAY
23/4/2008 -Kategori: sahnenin disindakiler

Benim 2.sınıf mimari proje dersi grup hocam. Ulusal proje yarışmalarında 5 birinciliği ve girdiği 55 yarışmadan 28 ödül alan mimar Mürşit Günday. Şüphesiz mimarlık fakültesinde şu güne kadar geçirdiğim günlerde üzerimde en çok katkısının bulunduğunu düşündüğüm insan Mürşit Günday’dır. Çünkü disiplini ve yöntemi kendisinden öğrendim. Kendisinin öğretmeye çalıştığı ama hala öğrenemediğim bir tek şey kaldı umarım onu da öğrenirim. O da SABIR.
Belki de bizim kuşağın çözmekte en çok zorlanacağı şeylerden birisi. Çünkü her şey o kadar hızlanmış ki biz istiyoruz başarı da o kadar hızlı bir şekilde geliversin. Ama bu pek mümkün olmuyor.
Geçtiğimiz hafta Mimar Mürşit Günday’ın bir konferansı oldu. Tabiî ki biz de katıldık. Kendi dönemlerinde maket dersine maket bıçağı getiremediklerini polislerin topladığını anlattı.
Biz diyoruz ki şimdi memlekette her şey bir anda düzelsin ama öyle kolay mı? O günlerden nerelere gelindiği ortada.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Sahte Mevlana’lara da değer verilir(Musa Yay)
6/12/2007 -Kategori: sahnenin disindakiler
Sanal ve gerçek dünyada insanların Mevlana sözleri.
—Ben Mevlana değilim “Bana adam ol gel”
—Ya çevrimiçi olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi çevrimdışı ol.
—Yandım, piştim, şofbeni kapattım
—Kimde çakmak yoksa yok olsun
—Mevlana gibi dönüp durma
Hz Mevlana Şems geliyor diyen birine yüklü para vermiştir. Mevlananın çevresindekiler “o adam yalan söylüyor niçin ona para veriyorsun?” Diye sorarlar. Halbuki Mevlana Şems’in sahtesine bu değeri vermiştir gerçeğine canını bile verebilirdi.
Bizde bu olaydan esinlenerek Mevlana’nın sözlerinin yanlış hallerini bile önemsediğimizi gösteriyoruz ve bu yazımızda bunlara da yer veriyoruz.
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Avrupa Vakası
5/9/2007 -Kategori: sahnenin disindakiler

Televizyonlar malumunuz yarışma kaynıyor. Hepimiz jüri olduk bekliyoruz elimizde telefon şunu mu seçsem bunu mu seçsem diye. Yok, bunca yarışma furyasından TV koliklerin vakit bulup genç dergi okuması gerçekten zor. Ben de tam diğer yarışma programlarını çöpe atıp Güldür Bakalım diye süper bir komedi yarışması var gerçekten elimizde bulundurduğumuz espri potansiyelini tüketmeyip bu yarışmayla değerlendirebiliriz diyecektim ki yarışma jürisini görünce durakladım. Kadroya bakınca Evrim Akın dışında hepsi uzun zamandır tanıdığımız artık espri tarzlarını ezberlediğimiz insanlar. Yaptıkları artık espri olarak gelmiyor desek daha doğru olabilir. Yarışmada aşırı enerjik kişiliğiyle ve ilgi çekmek için kendini yırtarak yaptığı kötü esprilerle yarışma gündemini belirleyen isim Peker Açıkalın oluyor.
Yarışmadan kendisi hakkında eleştiri yapan yazarlara medya eleştirmenlerine laf yetiştirmeye çalışıyor. Levent Kırca eskisi kadar popüler değil ve eski günlerin özlemi sezinleniyor. Onda da yaşına rağmen hırstan kaynaklanan büyük bir çaba var. Evrim Akın, Avrupa Yakası dizisinde ezberlediği şeyleri canlandırmış bir nevi sadece taklit yapmış. Güldür Bakalım programında hiçbir esprisine rastlayamadım. Müjdat Gezen ve Kadir Çöpdemir her ne kadar ağır olsalar da diğerlerinin kışkırtmaları onları bir yere kadar zapt ediyor. Ve bu kadar komedyen programda değer kaybederken programda olmayan birinin değeri anlaşılıyor. Bahsettiğim kişi Gülse Birsel. Takdir etmek lazım. Kendisinin Avrupa yakasındaki rolünü oynayışı diğer oyuncular kadar başarılı olmasa da yazdığı senaryo ve seçtiği karakterlerle örnek bir yerde. Gördük ki Gaffur ve Selin komik Peker ve Evrim hiç de komik değil.(Şüphesiz Gülse Birsel’in de eleştirilmesi gereken yönleri var ancak bunlar espri kalitesiyle ilgili değil bunlar daha çok kasıtlı duyarsızlığıyla alakalı.)
Maalesef Peker Bey’in çabalarıyla belki Avrupa Yakası sonlandırılacak. Çünkü diziyi bir bırakıp bir başlamasına yönelik açıklamalarına tahammül etmek gerçekten zor. Dizinin geleceği gündemi belirlerken Peker Açıkalın dünyayı kasıp kavuran film ve roman kahramanı Harry Potter’dan çok konuşuluyor Türkiye’de. Bununla birlikte gerçek komedyenler de unutulmaya yüz tuttu.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Felisberto Hernandez
2/8/2007 -Kategori: sahnenin disindakiler

Bana sırrını söylemesi için onu sıkıştırdım. O zaman elini açtı ve , "Önce param," dedi.İstediğini aldıktan sonra dedi ki:"Sıcak suyla ayaklarınızı yıkayın bayım."
Kanarya Mobilyaları
Felisberto Hernandez
(1902-1964) Uruguay Montevideo doğumlu.En tanınmş latin amerikalı öykü yazarı. Yaşamını piano çalarak kazanıyordu.Takınıtılı ve deli anlatıcılarla isimsiz birinci öykü kişileri büyülü gelir okuyanlara.
Gabriel Garcia Marquez, İtolo Calvino ve Cortazar Hernandez'den etkilenmişlerdir.
Geçenlerde okuduğum Kanarya Mobilyaları isimli öyküsü beni çok etkiledi. Böyle bir öykücüyü bulduğum için şanslıyım. Tahtası eksik adamları severim:)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
farlı bir aşık...
11/11/2006 -Kategori: sahnenin disindakiler
Diyarbakırlı Ali Emir Efendi…
Kaşgarlı Mahmut’un Divani Lügatit Türk kitabının tek nüshasını bulmak için mesleğinden istifa eden ve uzun bir serüven sonrası bulan o eşsiz kitap aşığı insan, Diyarbakırlı ali emir efendi.
Biyografisini yapacak değilim lakin kendisi İstanbul’da millet kütüphanesi olarak bilinen kütüphanenin tüm kitaplarını kendi çabalarıyla toplayıp cumhuriyet sonrası açılan ilk kütüphaneyi oluşturmuştur. Ve adına kendi ismini vermek yerine millet kütüphanesi ismini verdirmiştir.
İstanbul’da ölen her hangi bir insanın kitaplarını almak için anında girişimde bulunan bir insan…
Ve ölesiye kıskanç…
Ziya Gökalp’a olan kini bu kıskançlıktan gelir. Çok samimi bir dostken kendisinde bulunan kitabı 3günlüğüne ödünç verdiği Ziya Gökalp’ın kopyaladığını duyunca çıldıran bir adam…
O bu olaydan sonra sadece kitap aşığı değil kitap meczubudur…
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
şarkılar
4/11/2006 -Kategori: sahnenin disindakiler

Şarkılar biten aşkların cenaze törenleridir diye söylerdi bir şarkıcı...
Ve o şarkıcı bir grup vaktinde benim kulağıma seslendi...
Erhan Güleryüz sevdiğim şarkıcılardan birisidir. Sıradan bir sanatçı değildir. Mütevazidir. Hatta mütevazi değilim derken bile mütevazidir. Ben sanatın mütevazi olanından yanayım. Ben böyle mütevazi bir sanatçı hakkındaki düşüncelerimi yazarken de onu sahnenin dışındakiler kategorime yerleştirdim. Sahnede olupta sahnenin dışındaymış izlenimi verebilmek kolay değildir. Kiziroğlu,Kocayusuf,Biz akdenizliyiz gibi şarkılar onun benim gönlümde 2. Barış Manço olabileceği izlenimi veriyor...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BİR KLARNET ÜSTADI
20/8/2006 -Kategori: sahnenin disindakiler
Yıl 1959 istanbul. yer, saray sineması. caz müziğinin efsane ismi louis armstrong ilk ve son kez türkiyeye konser amacıyla gelir. türkiye de bu performansa eşlik edebilcek tek bir müzisyen vardır MUSTAFA KANDIRALI
o akşam birlikte gerçekleştirdikleri "session" u kimse unutamaz...
Edirneli Deli Selim, Şükrü Tunar, İsmail Bergamalı ve Mustafa Kandıralı…Ülkemizin en ünlü klarnetçileriydi bir zaman ama bunların içinden sadece kandıralı uluslararası üne sahip olabilen sanatçımız...kendisi avusturalya,lübnan,hindistan,çin,usa,fransa gibi çoğu sanatçımızın gezmek için bile gidemediği yerlerde konserler verdi...
en ünlü ezgileri
OYUN HAVALARI,ZEYBEK ,ROMAN HAVALARI,
ancak ben bunlardan ziyade kandıra çiftetellisini beğeniyorum indirmek isterseniz linki aşağıda...
http://rapidshare.de/files/30026369/Mustafa_Kand_ral__-_Kand_ra__iftetellisi.mp3
Yorum (10) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BİR BALABAN ÜSTADI
17/8/2006 -Kategori: sahnenin disindakiler

1964'te azerbaycan'da doğdu. 1971-1990 yılları arasında sırasıyla; "azerbaycan musiki" okulu, "sumgayt şehri 7 nolu lisesi", "azerbaycan devlet pedagoji üniversitesi'nde" eğitimini tamamladı. 1992 yılında türkiye'ye gelerek müzik çalışmalarına devam etti. azerbaycan yöresinin tüm müzik aletlerini çalmakla beraber "nefesli sazlarda" uzman oldu. özellikle azeri müziğini türkiye'de tanıtmak ve yaymak için bir çok çalışmaya müzik direktörü olarak imza atmıştır. türkiye'deki bir çok dans topluluğuna ve müzik gruplarına eşlik etmiş, bir çok yurtdışı festivalde "en iyi müzik" ödülleri kazanılmasının mimarı olmuştur. 2001 yılında balaban the land of fire adlı bir enstrumantel albüm yapmıştır. halen isatanbul kafkas dance company'de müzik direktörü (nefesli sazlar) olarak görevine devam etmektedir. evlidir.
En ünlü çalışmaları.
SEN GELMEZ OLDUN,YAZ AKŞAMI,NERELERE GİDEYİM(+KEREM CEM),ALAGÜL(+FUNDA ARAR)
Ben de bu şarkıları sizin kendinizin bulmanıza sebeb olup müzik örneği olarak benim çok beğendiğim ama yukardakiler kadar popüler olmayan bir ezgisini sizinle paylaşıyorum linke tıklayarak ulaşabilirsiniz...
http://rapidshare.de/files/29710148/Alihan_Samedou_-_Mirzeyi.mp3
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı


